Amerikan Mimarlar Enstitüsü (AIA) Avrupa Birimi tarafından, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlar Odası Genel Merkezi ve Yapı-Endüstri Merkezi’nin (YEM) desteğiyle gerçekleştirilen “İstanbul: Tarih, Kültür, Mimarlık Katmanları†toplantısı, Peter Cook’un nefis sunumu ile başladı.
architectureplatform
Haber | News
Peter Cook İstanbul’da
Son Eklenenler | Last Added
Yayın | Book
Yüksek Mühendis Mektebi’nden İstanbul Teknik Üniversitesi’ne
“Yüksek Mühendis Mektebi’nden İstanbul Teknik Üniversitesi’ne – Bir Dönüşümün Öyküsü ve Anılarâ€, mimarlar ve mimarlık mesleÄŸine ilgi duyanlar için keyifle okunacak bir anı kitabı olarak hazırlandı.
Trabzon'da bir ofis yapısı
Mimar: Necdet Kırhan Yazıcı / Proje: Ofis
Trabzon’da bir ofis yapısı
Bildiğimiz güncel mimari akımların tasarım ilkeleri oklit geometrisi asal formlarına ve bilinen temel tasarım ilkeleri ve gestalt algılama teorilerine dayanmaktadır Buna göre bütün parçalardan meydana gelir bütün içinde parçalar kendi kimliklerini ifade eder bütün parçalara ayrılabilir.Bu ilkelere göre yapılan mimari tasarımların mimari zenginliği ustaların kendi yorumlarına göre oluşmaktadır.Buna rağmen temelde güncel mimarlığın kendi kendini taklit eder duruma geldiğini ve farklı bir çıkış noktası olabilecek yeni yaratıcı kuramsal bir düşünce ortaya çıkartamadığı düşüncesindeyiz.Her ne kadar bu bağlamda sınırları zorlayan mimar ve tasarımcılar varsada onlar çok kişisel kalmışlardır.Kendi başlarına birer markadır.
Mimarlığın önünde klasik bakışların dışında yeni ve farklı bakış kuramları olabileceğini düşünüyoruz.Bu düşünceyi basit fakat düşsel veya sanal bir deneyle ifade etmek mümkün.
Şöyle ki: Zihninizde yalın bir küp düşünün bu küpü aklınızda küreye dönüştürmeye çalışın.Bu dönüşüm sürecinde küpün köşelerinin çöktüğünü kenar yüzeylerinin şiştiğini keskin çizgi ve yüzeylerin yavaşça kaybolup söz konusu prizmatik küpün kendi kütlesi içerisinde küreselleştiğini zihnimizde canlandırıyoruz.Bu zihinsel düşlemeyi farklı biçimlerle daha da zenginleştirebiliriz.
Bu olayda farklı iki biçimin aynı kütle bütünlüğünde birbirine dönüşüm aşamasında biçimler arasında oluşan geometrinin mantığı farklı kimliği olan sınırsız sistemler üretme yeteneğindedir.Burada oluşan mantığı mimari tasarıma taşıdığımızda bize bireysel özelliği olan sistemlerin bir araya gelme aşamasında birbirini dönüştürüp bütünleştirerek ancak birlikte yepyeni ve farklı kimliğe dönüşen sınırsız zenginliği olan yeni sistemler yaratmakta olduğunu kavrıyoruz.
Getirdiği yeni kavramlar tasarım için artık geleneksel değildir.Böyle bir sistemde önemli bir kavram bütünü meydana getiren parçalar arasında tanımlanabilecek sınırların yok olmasıdır.Parçalar arasında geçişler dönüşümlü ve süreklidir.İç dış sınırı önemsizdir.Diğer bir kavram sistemin kendi bütünlüğü kapsamında farklı sistemlerden yeni sistemler üretebilmesi yeteneğidir ki bu bize çok farklı alanlara yayılması gereken karmaşık sistemleri tek bir kimlikle tanımlama imkanı vermektedir.Bir başka kavram bütün parçalarına ayrılamaz ve parçalar bütün kimliği ile bütünleşiktir.Parçalar arasında interaktif bir ilişki vardır birinin değişmesi diğerinide değiştirebilir.Bir başka kavram dördüncü boyutun gerçek anlamda sistemin içerisinde yer alıyor olmasıdır.Bütün bunlar kendi kendini tekrar ediyor ve artık kuramsal bir yenilik getiremiyor düşüncesinde olduğumuz bildik mimari akımların geleneksel mantığı ile kavrayamayacağımız ve karşılaştığımızda çözemeyeceğimiz promlere çok farklı zenginliği olan sınırsız yepyeni kuramsal bir boyut ve çözümler getirmektedir.Aynı zamanda sadece mimari tasarımı deyil her türlü tasarım alanını etkileyecek potansiyeller sunmaktadır.Bu bakış yepyeni mimari strüktür sistemleri ,yepyeni mimari bileşenler ve malzemeler , yepyeni mimari organizasyonlar ve mimari eğitim sistemleri talep eder.
İlginç olan bu düşünce aynı zamanda İslam dünyasında bahsedilen güçlü bir efsane ile bütünleşmektedir.
‘’Şahmeran ‘’efsanesi anadoluda buna yakın komşu bölgelerde müslüman kültürler arasında söylenegelmiştir.Efsane yüzü güzel bir kız şeklinde olan ve hertürlü hastalığı tedavi edebilen bir yılan ile bir delikanlı arasındaki mistik bir aşk hikayesini anlatır.Efsane sonunda farklı ve zıt iki varlık olan bu iki kimlik ve ruh yeni bir bedende bütünleşir.Efsanenin simgesi olan figürde bir tarafı yılan başı bir tarafı güzel bir kız olan farklı iki varlık tek bir bedende bütünleşerek ikisinin birbirini tamamladığı aralarında sınırların olmadığı yeni bir varlığa şahmerana dönüşmüştür.Burada iki varlık arasında bağlamın ve dönüşümün oluşturduğu yeni bir denge ve bileşenlerinden çok farklı kendine özgü yeni bir kimlik vardır.Bu paradigmanın zenginliği sözünü ettiğimiz potansiyel kavramları çok güçlü şekilde örneklemektedir.
Tanıtımını yapmış duğumuz çalışmada teknik yetersizlik,malzeme ve yerel şartların uygulamaya getirdiği kısıtlamanın problemlerine rağmen sunmuş olduğumuz tasarımda kısmen de olsa bu düşünceyi ifade etmeye çalıştık.Yapı tasarımında klasik geometrinin yüzeyler arasındaki değişimi ve başkalaşması ile oluşan bileşenlerin, sonunda yapı kimliğinde kendi bütünlüğüne ulaşması sözkonusudur.Başlangıçta ve çatıda saçak hizası dış kabukla bütünleşerek yüzey dışa doğru bükülür çokgen parsel sınırlarının yüzeyleri biribirleri ile bütünleşerek akışkan yeni bir kimliğe dönüşür cephe yüzeylerinde sınırlar aradan kalkar. Mimari yapılaşması çok sıradan olan bir çevreye alışılmadık bir tasarım yer almakta . Mahallede yaşayan ve yapıyı kullanan insanların söylediğine göre yapı çevreye çok zıt olmasına rağmen sevilmekte yeni adına mesajlar verip tartışma yaratmakta ve ilgi uyandırmaktadır.İnsanlar benimsediklerini dile getirmektedir.
Acaba insanlar burada yapı bünyesinde farkında olmadan şahmeranı mı hissediyorlar?
Mimar: Necdet Kırhan Yazıcı / Proje: Ofis
Kaynak: Yıldız Buluşmaları Sergileri Arşivi / Yildiz Meetings Exhibitions Archive





